ISSN 2717-7394

Quick Access


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


Sistemik İnflamatuvar Yanit Sendromu Ve Septik Şok Belirtileri Olan Hastalarda Prokalsitoninin Tanisal Ve Prognostik Değeri
(The Diagnostic And Prognostic Value Of Procalcitonin Level In Patients With Systemic Inflammatory Response Syndrome And Septic Shock Symptoms )

Author : Ayşegül SEREMET KESKİN  Deniz ATAKENT, Güven ÇELEBİ, Nihal PİŞKİN, Hande AYDEMİR, Nefise ÖZTOPRAK ÇUVALCI, Ayça Görkem MUNGAN  
Type :
Printing Year : 2020
Number : 8
Page : 45-52
    


Summary

Sepsis, teşhis yöntemlerindeki ve antimikrobiyal tedavideki gelişmelere rağmen özellikle şok, multiorgan yetmezliğiyle komplike olduğunda yüksek mortalite ve morbiditeye sahip klinik tablodur. Bu nedenle sepsisin erken ve doğru tanısında, tedaviye cevabın izlenmesinde, gereksiz tedaviden kaçınmak ve tedavinin zamanında sonlandırılmasında klinisyene rehberlik edecek, duyarlı, özgül laboratuvar testine ihtiyaç vardır. Çalışmamızda sistemik inflamatuvar yanıt sendromu (SIYS) ve septik şok belirtileri olan hastalarda prokalsitoninin (PCT) tanısal ve prognostik değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamıza SIYS, sepsis, ağır sepsis, septik şok bulguları olan hastalar alındı. Hastalar 14 gün boyunca takip edildi. Hastaların çalışmaya alındığı ilk gün (T0), 3. gün (T3), 7. gün (T7) ve 10. günlerde (T10); PCT, c-reaktif protein (CRP), sedimentasyon ve lökosit değerlerine bakıldı. Tanıda, SIYS, sepsis ayrımının yapılmasında, sepsiste mortalite tahmini açısından prognostik faktör olarak PCT, CRP, sedimentasyon ve lökosit düzeylerinin değeri araştırıldı. Çalışmaya toplam 94 hasta alındı. T0’da bakılan PCT, CRP değerlerindeki fark gruplar (SIYS, sepsis, ağır sepsis, septik şok) arasında anlamlıydı. PCT, SIYS grubu dışında tüm gruplarda anlamlı olarak yüksek saptandı. CRP, septik şok grubundaki hastalarda SIYS grubundakilere göre anlamlı olarak yüksekti. Sedimentasyon ve lökosit değerleri için gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Çalışmaya alınan hastalar 14 günlük takip sürecinde ex olanlar ve yaşayanlar olarak ikiye ayrıldığında 0, 3 ve 7. Günlerde ölçülen PCT değerleri ex olan hastalarda daha yüksekti (p<0.05). Sedimentasyon değerlerinde ise ex olan ve yaşayan hastalar arasında tüm ölçümlerde anlamlı fark saptanmadı. Hastalar takip süresi sonunda değerlendirildiğinde yapılan tüm PCT ölçümlerinde (0, 3, 7, 10. gün) yaşayan hastalarda zaman içerisinde istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalma olduğu görüldü (p<0.001). Sonuç olarak; PCT’nin sepsisli hastalarda sepsis, SIYS ayrımında ve hasta takibinde prognozun belirlenmesinde önemli ve klinisyene yol gösterici bir belirteç olduğu kanaatine varıldı.



Keywords
CRP, infeksiyon, lökosit , prokalsitonin, sedimentasyon, sepsis

Abstract

Despite new advancements in the diagnosis and treatment of sepsis, its mortality and morbidity is still high especially when complicated with shock and multiorgan disfunction. For that reason there is a need to have a specific and sensitive laboratory test which will guide the clinician for the accurate and early diagnosis of sepsis, for monitoring the effectiveness of treatment and deciding the accurate time to end treatment in order to avoid unnecessary treatment. In this study the diagnostic and prognostic value of PCT in patients with SIRS and septic shock symptoms were evaluated. A total of 94 patients, ages ranging between 22 and 75 with SIRS, sepsis, severe sepsis and septic shock symptoms were included in the study. They were followed for 14 days. PCT, CRP, erythrocyte sedimentation rates, peripheral blood leucocyte levels were recorded on the first day of the follow up period before the start of antibacterial treatment (T0), on the third day (T3), seventh day (T7) and tenth day (T10). The importance of PCT, CRP, erythrocyte sedimentation rates, peripheral blood leucocyte levels in the differential diagnosis of SIRS and sepsis and their prognostic value were evaluated. On T0 PCT and CRP levels were significantly different between the groups (p<0.001, p=0.046 respectively) but there were no significant difference in erythrocyte sedimentation rates and peripheral blood leucocyte levels between the groups (p=0.058, p=0.684 respectively). PCT levels were significantly high in all groups except in patients with SIRS. CRP levels were significantly higher in patients with septic shock than in patients with SIRS but there were no significant difference between the other groups. Patients who died during the follow up period were grouped as “died patients” and patients who were alive at the end of 14 days were grouped as “alive patients”. On T0, T3, T7 PCT levels were significantly higher in died patients than the alive patients (p<0.001, p=0.001, p=0.019 respectively). CRP and leucocyte levels were significantly different on T3 (p=0.03, p=0.02 respectively) but there were no significant difference on T0 and T7 between the two groups (respectively for CRP p=0.257, p=0.355, for leucocyte levels p=0.492, p=0.147). There were no significant difference in erytrocyte sedimentation rates at all times between the two groups (respectively p=0.942, p=0.403, p=0.621). When patients were finally assesed at the end of the follow up period, a significant decrease in PCT levels were observed in alive patients (p<0.001). In conclusion, we think that PCT is an important marker which guides the clinician in the differential diagnosis of sepsis and SIRS and when evaluating the prognosis.



Keywords
CRP, infection, , leucocyte, procalcitonin, , sedimentation, sepsis

Advanced Search


Announcements


    Önemli Duyuru!

    Site üzerinde çalışmalar devam etmektedir.  Sitedeki eksikler en kısa zamanda tamamlanacak.



Address :Yayıncı: Gevher Nesibe Sağlık Araştırmaları Merkezi
Telephone :+90 551 621 70 76 (Turkey) Fax :+90 216 606 32 75
Email :gevhernesibedergisi@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri